Türkiye

Ege Körfezi’nde Mutlaka Görmeniz Gereken 3 Yer

Dört yanı doğal güzelliklerle çevrili cennet vatanımızın Trakya’sı, Karadeniz’i, Doğu Anadolu’su ve tabi ki Ege’si herkesin mutlaka uzun tatil planlarıyla karış karış gezmesi gereken yerlere ev sahipliği yapıyor. Bugünkü yazımızın başrolünü ise Ege Körfezi’nin 3 birbirinden güzel yerine kaptırdık: Ayvalık, Kaz Dağları / Edremit ve Çanakkale…

Bir İçim Su: Ayvalık

Ünü Türkiye sınırlarını aşmış, sessiz sakin, bakir doğasını koruyabilmiş en güzel tatil beldelerinden biri olan Ayvalık, Cunda, Şeytan Sofrası, Sarımsaklı ve daha birçok tabii zenginliğiyle her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor.

Gezilecek Yerler

Cunda Adası: Ne Ayvalık Cunda’sız ne de Cunda Ayvalık’sız olur diye bir söz vardır hani… Ayrılmaz ikili; Cunda Adası, Ayvalık’ın açık ara en çok ziyaretçi çeken yeri. Cunda Adası ile özdeşleşmiş yapıların başında gelen Taksiyarhis Kilisesi ya da bir diğer bilinen adıyla Rahmi Koç Müzesi’nin inşa tarihi ta 1870’li yıllara kadar uzanıyor. 2003 yılında restore edildikten sonra bambaşka bir profile bürünen bu tarihi yapıyı görmeden Ayvalık tatilinizi sonlandırmamalısınız. Özellikle bahar ve yaz döneminde binlerce misafiri ağırlıyor. Son dönemlerde ünlü sanatçıların düğün yeri olarak seçmesiyle birlikte yurt içi ekonomik balayı rotaları arayışında olan çiçeği burnunda taze çiftlerin de ilk tercihi Cunda Adası’ndan yana oluyor. Hangi dönemde giderseniz gidin mutlaka bütçenize uygun bir konaklama tesisi bulacaksınız, şüpheniz olmasın. Cunda Adası otelleri arasından en çok tercih edilenleri ise Cunda Esen Otel, Haliç Park Hotel Ayvalık ve Kıvrak Butik Otel.

Şeytan Sofrası: “Ayvalık’ta gün batımı en güzel nerede seyredilir?” sorusunu her kime sorarsanız sorun alacağınız ilk cevap Şeytan Sofrası olacaktır. Nice efsanelere konu olmuştur kendileri… Siz siz olun, gün batımından en az 1-2 saat önce Şeytan Sofrası’ndaki restoranda yerinizi alın, sonra değmeyin keyfinize. Yüksek kayalıkların üzerine kurulu olan Şeytan Sofrası’nda karşılaşacağınız kafes içerisindeki şeytanın ayak izinin hikayesi ise şöyle: Zeus’un süt annesi olan İda, ona zarar vereceğini düşünerek şeytanı kovar ve rivayete göre 3 ayaklı olduğuna inanılan şeytanın bir ayağının Midilli Adası, diğer ayağının ise Şeytan Sofrası’nda izi kalır.

Sarımsaklı Plajı: Türkiye’nin en uzun plajlarından biri olmasının yanı sıra, yumuşacık ipeksi kumlarıyla da gelenlerin gönlünde taht kuran Sarımsaklı Plajı, deniz, kum, güneş üçlüsü tatilimin olmazsa olmazlarından diyenler için mutlaka uğranılması gereken bir yer. Bu civarda konaklamayı düşünürseniz Sarımsaklı Plajı boyunca yan yana sıralı olan Ayvalık otelleri arasından bütçeniz ve zevkinize en uygun olanı tercih ederek online rezervasyonunuzu yaptırabilirsiniz.

Ayvalık Kordonu: Tarihi atmosferiyle insanı zamanda yolculuğa çıkaran, manzarasıyla her göreni büyüleyen Ayvalık Kordonu, renk renk kayık ve teknelerin ayrı bir hava kattığı, sabahları balıkçıların, geceleriyse mekanların hareketliliğiyle keyifli anlar yaşatan bir yer. Ayvalık’ta tekne turu yapmak isterseniz istikametiniz Ayvalık Kordonu olmalı. Aman ha, fiyatta pazarlık yapmayı unutmayın!

Yeme İçme

Mutlaka duymuşsunuzdur şu meşhur sözü: Rakı, Balık, Ayvalık… Adım başı salaş ama bir o kadar şık balık restoranlarının, şirin kafelerin ve otantik mekanların karşınıza çıkacağı Ayvalık merkez ve bilhassa Cunda Adası’nda kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir lezzet şölenine hazır olun. Ege’nin has zeytinyağıyla damaklarda bambaşka bir tat bırakan otlar, mezeler, rakı ve balığa en çok yakışır lezzetler, e bir de Cunda’nın insanı içine çeken o eşsiz manzarası ile hayatınız boyunca hafızanızdan çıkmayacak bir deneyime hazır olun. Ayrıca arasından seçim yapacağınız Ayvalık otelleri de ziyaretçilerine Ege mutfağı konusunda uzmanlaşmış şeflerin maharetli ellerinden çıkan envaiçeşit lezzet sunuyor.

Konaklama

Her bütçeye uygun otellerin bulunduğu Ayvalık’ta öncelikle hangi bölgesinde konaklamak istediğinize karar vermeli ve sonrasında otelin ne gibi hizmetlerinden faydalanmak istediğiniz konusunda karar kılmalısınız. Beş yıldızlı her şey dahil tesislerden oda kahvaltı hizmeti veren şirin butik otellere kadar geniş bir yelpazenin olduğu Ayvalık otelleri sayfasından seçiminizi yapmak için acele etmeyi unutmayın; yoksa doluluk nedeniyle yer bulmanız güç olabilir. Bu anlamda online rezervasyon ve erken rezervasyon fırsatlarını da kovalamanız faydanıza olacaktır.

Yapılacak Aktiviteler

Öyle ya Ayvalık, yüzölçümü olarak her ne kadar diğer turistik beldelere göre küçük olsa da burada yapılacak sayısız aktivite var. Size tavsiyemiz Ayvalık otelleri araştırırken en az 1 haftalık bir Ayvalık tatil planlamanız… İşte Ayvalık’tan yapmadan dönmemeniz gereken şeyler:

  • Şeytan Sofrası’nda denize nazır güneşi batırın.
  • 1 gününüzü Sarımsaklı Plajı’nda geçirin ve ipeksi kumların tadını çıkarın.
  • Cunda Adası’nda rakı, balık, Ayvalık keyfi yapın.
  • Cunda’nın yaz aylarında kurulan gece stantlarını gezin.
  • Cunda çarşısından sevdiklerinize hediyelik eşyalar alın.
  • Yaklaşık 35-50 TL arasında fiyatları değişen Ayvalık adalar turuna katılın.
  • Cunda’nın taş sokaklarında kaybolun, sıra sıra dizili, buram buram tarih kokan evlerini fotoğraflayın.
  • Ayvalık Caddesi ile Belediye Sokak’ın kesiştiği bölgedeki sokakları karış karış gezin.
  • Kamp tutkunuysanız, sizi hemen Cunda merkezden yaklaşık 15-20 dakika uzaklıktaki Ada Camping’e alalım.
  • Cunda Adası’nın meşhur Taş Kahve’sinde damla sakızlı Türk kahvesi için.
  • Gece Cunda sokaklarını arşınlarken soluklanmak için dondurmacılardan birine gidin ve damla sakızlı dondurma isteyin.
  • Denk getirebilirseniz, Ayvalık Doğa Festivali’ne mutlaka katılın. Festival hakkında detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Ulaşım

Ayvalık, ulaşım açısından da ziyaretçilerine inanılmaz kolaylık sunan bir yer. Ayvalık merkezden 48 km uzaklıktaki Balıkesir Koca Seyit Havalimanı varışlı uçak seferlerini araştırmakla işe başlayabilirsiniz. Bulunduğunuz şehirden oraya sefer yoksa ya da bilet fiyatları biraz tuzlu geldiyse şayet otobüsle ulaşımı da tercih edebilirsiniz. İzmir, Çanakkale, Balıkesir ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından otobüs seferlerinin düzenlendiği Ayvalık’a özel aracınızla ulaşacaksanız da Ankara’dan 670 km, İzmir’den 150 km, İstanbul’dan 515 km ve Balıkesir’den 125 km’lik bir yolculuk sizi bekliyor. Hem Cunda Adası hem de Ayvalık içerisinde toplu taşıma ve özel ulaşım araçlarını kullanarak dilediğiniz yere kısa bir sürede varmanız mümkün. Bunun yanı sıra Ayvalık otelleri de transfer ve ulaşım hizmetleri sunuyor; araştırmanızda fayda var.

Yemyeşil Bir Vaha: Kaz Dağları

Ege Körfezi’nin incisi Kaz Dağları, şu oksijenin gıdım gıdım kullanıldığı metropollerin çilekeş havasını nasıl da unutturuyor… Edremit’in kuzey yamacında konumlanan Kaz Dağları için yemyeşil bir vaha demek yanlış olmaz… Öyle ki Alpler’den sonra en fazla oksijenin olduğu 2. yer olma unvanını elinde bulunduran Kaz Dağları, zengin bitki çeşitliliği, flora ve faunası, el değmemiş doğal zenginlikleri ile tam bir doğa harikası…

Gezilecek Yerler

Çanakkale ve Balıkesir arasında mükemmel bir konuma sahip olan ve Biga Yarımadası’na kadar uzanan Kaz Dağları, öyle 1-2 günde tamamını keşfedebileceğiniz bir yer olmadığı için Kaz Dağları otelleri arasından seçiminizi yaparken tatil sürenizi de göz önünde bulundurmanızda fayda var. İşte Kaz Dağları’nın mutlaka görmeniz gereken başlıca yerleri:

Kaz Dağları Milli Parkı: Önceden uyaralım, Kaz Dağları Milli Parkı’nın yoğun olmayan sezonlarda gezmek isterseniz bu biraz maliyetli olabilir. Çünkü parkı rehbersiz gezmeye izin verilmiyor. Muhteşem güzelliklerle çevrili Ege ile Marmara bölgelerini birbirinden ayıran, hem Çanakkale hem de Balıkesir’de sınırları olan Kaz Dağları, aynı zamanda Biga Yarımadası’ndaki en büyük dağ olma özelliğini taşıyor. 1993 senesinde “Milli Park” unvanına kavuşan bu bölge, tam tamına 21.452 hektarlık bir alanı kaplıyor. 800’e yakın farklı bitki türüyle karşılaşacağınız milli parkı baştan sona gezmek içinse maalesef ki 1 gün yeterli gelmiyor. Özel aracınızla ve rehber eşliğinde gezecekseniz, zaten rehberiniz sizi yönlendirecektir. Meşe, karaçam, kızılçam ve daha nicesinin arasında dolaşırken yeşilin bin bir tonunu görmeye hazır olun!

Yeşilyurt Köyü: Türkiye’nin en turistik köylerinden biri olan Yeşilyurt Köyü, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alıyor. Kuzey Ege dendi mi akla ilk gelen dağ köylerinden olan Yeşilyurt Köyü otelleri ile de insanı sıra dışı bir deneyim yaşamaya davet ediyor. Nereden baksanız 700 yıllık bir geçmişi olan bu tarihi köydeki evlerin birçoğu restore edilmiş ve günümüzde bir kısmı konaklama tesisi olarak hizmet verirken diğer bir kısmı da özel mülkiyete ait. Burada açılan ilk butik otelin tarihi ise 1993 yılına kadar uzanıyor. Alabildiğine yeşil, huzur ve sükunet arayanların ilk uğraması gereken bir yer Yeşilyurt…

Adatepe Köyü: Edremit’in kuzey kesiminde yer alan Adatepe Köyü, İstanbul’un Balat’ı misali, her attığınız adımda kartpostallık fotoğraflar yakalayabileceğiniz bir yer. Hele ki efsanelere konu olmuş Zeus Altarı, kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel bir manzara sunuyor. Biraz meşakkatli olsa da ulaşması, İlyada Destanı’nda da adı sıklıkla geçen bu eşsiz yerden Edremit Körfezi’nin büyüsüne kapılmak her şeye değiyor… Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1989 senesinde SİT alanı olarak kabul edilen Adatepe Köyü’nde Ege’nin damaklarda bayram havası estiren lezzetler tadabilir, köy meydanındaki yan yana sıralı dükkanlardan envaiçeşit Ege zeytininin tadına bakabilirsiniz.

Sarıkız Türbesi: Kaz Dağları’nda gezilecek yerlerin birçoğunun olduğu gibi yine efsanelere başrol olmuş Sarıkız Türbesi de tepede yer alıyor. 1726 metre yükseklikteki bu türbenin öyle bir hikayesi var ki, şimdi söylesek büyüsü bozulur… Türbeyi ziyaret etmeden önce mutlaka Sarıkız ve babasının hikayesini okumanızı öneriyoruz.

Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi: Kaz Dağları’nın yine meşakkatli yollarını aşıp ulaşabileceğiniz Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi aynı bölgede yer alıyor. Edremit otelleri arasından en uygun fiyatlı olanlara bakacaksanız kesinlikle ilk değerlendireceğiniz bölge burası; yani Hasanboğuldu’ya da ev sahipliği yapan Zeytinli ilçesi olmalı. Kaz Dağları’nın eteklerindeki Hasanboğuldu’nun acıklı hikayesini dinledikten sonra buranın havasını soludukça hüzünlenmemeniz işten bile değil.

Yeme İçme

Bereketli topraklarda birkaç günlük tatil yapacaksınız, dalından kopup gelmiş envaiçeşit zeytin ve peynir kahvaltı sofranıza teşrif edecek, her sabah güne ciğerlerinizin bayram edeceği bir hava soluyarak başlayacaksınız, var mı ötesi? Bizce yok, hakikaten Kaz Dağları gibisi yok. En iyisi mi siz şimdiden Kaz Dağları otelleri arasından bir an önce tercihinizi yapın. Otellerin oda kahvaltı veya her şey dahil konseptli olup olmamasına göre seyahatinizin yeme içme planını da erkenden yapabilirsiniz. Ege’nin leziz otları, daha önce hiç tatmadığınız lezzette, doğanın bağrından kopup sofralara ulaşan zeytinyağıyla bambaşka bir tada bürünen yemekler ve nicesi sizleri bekliyor. Güne yöresel lezzetlerle harika bir başlangıç yapmak isteyenler soluğu Çakır Kahvaltı Evi’nde alabilir. Ayrıca Yeşilyurt Köy Konağı ve Ayten Abla’nın Kahvaltı Evi de bu bölgede kahvaltı mekanı dendi mi akla ilk gelen yerler, bir yere not edin!

Konaklama

Balıkesir merkezden 107 km uzaklıktaki Kaz Dağları, geniş bir bölgeyi kapsadığı için öncelikle otelinizin tam olarak nerede konumlandığını göz önünde bulundurmalısınız. Kaz Dağları’nın orta kesimlerinde bir otel tercih ederseniz her iki kesime de eşit mesafede olacağınızdan zaman kazanabilirsiniz. Kaz Dağları otelleri sayfasından seçeceğiniz otelin tüm hizmetlerine tek tıkla ulaşabilir, tesislerin sunduğu erken rezervasyon fırsatlarını pratik bir şekilde takip edebilirsiniz. Bunun yanı sıra Edremit otelleri de Kaz Dağları’na yakın mesafede olduğundan bütçenize uygunsa şayet değerlendirmeye alabilirsiniz. Çanakkale ve Balıkesir merkezde konaklamak yerine, bu bölgeyi gerçek anlamda keşfetmek isteyenler, Kaz Dağları sınırları içerisinde yer alan tesisleri tercih etmeli. Bilhassa Yeşilyurt otelleri veya Adatepe Köyü otelleri de tercihleriniz arasında olabilir.

Yapılacak Aktiviteler

Yemyeşil doğasıyla baş başa kalabileceğiniz, tatiliniz boyunca kulağınıza çalınan tek sesin kuş cıvıltıları ve yaprak hışırtıları olacağı Kaz Dağları öyle bir yer ki insanın bir an önce pılını pırtısını toplayıp yerleşesi geliyor. Bu eşsiz doğanın sesine kulak vermek için en az 6-7 günlük bir tatil planı yapmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. İşte Kaz Dağları’ndan yapmadan dönmemeniz gerekenler:

  • Böylesine oksijenin tavan yaptığı bir yerdesiniz, yoga ve meditasyona başlamak sizce de iyi bir fikir değil mi?
  • Jeep safari turları ile Kaz Dağları’nın bilinmeyenlerini keşfe çıkın.
  • Doğanın tam kalbinde, o yaprak hışırtılarının sesi eşliğinde trekking yapmadan olur mu hiç?
  • Ege’nin eminiz ki daha önce denemediğiniz otlarını hiç çekinmeden tadın, en beğendiklerinizin tarifini isteyin.
  • Adatepe Köyü ve Yeşilyurt Köyü’ne yolunuz düşerse mola için köy kahvelerinden birine oturup soluklanın, oranın yerlileriyle sohbet edin.
  • Manzara tablolarının pabucunu dama attıracak güzellikte olan Kaz Dağları’nın doyasıya tadını çıkarmak için kamp kurulabilen alanlarda 1 gece konaklayın ya da piknik yapın.
  • Zeus Altarı, Assos, Troya, Küçükkuyu gibi civar bölgeleri keşfedin.
  • Kaz Dağları tatilinizi ekim ayına denk getirin ve zeytin hasadına şahit olun. Salamura zeytinin tadına doyamayacaksınız, bizden söylemesi!
  • Şırıl şırıl akan şelalelerini görmeye gidin, hele ki yaz aylarıysa, buz gibi sularında serinleyin; çok iyi gelecek!
  • Ciğerlerinizi bayram ettirdiniz peki ya bedeniniz? Sizce de rahatlamaya ihtiyacı yok mu? Termal kaynaklarını ziyaret ederek vücudunuzu dinlendirin.
  • Türkiye’nin ilk özel etnografya müzesi olma unvanını taşıyan ve Taktakuşlar Köyü’nde yer alan Tahtakuşlar Müzesi’ndeki devasa kaplumbağayı yakından görün.
  • Zeus Altarı’nda gün batımının seyrine dalın.

Ulaşım

Balıkesir merkezden 107 km uzaklıktaki konumlanan Kaz Dağları’na ulaşımda hiç sıkıntı çekmeyeceğinize emin olabilirsiniz. Hem Çanakkale hem de Balıkesir Edremit’e yakın bir mesafede olan Kaz Dağları’na İstanbul’dan gelecekler, Yenikapı’dan feribotla 2 saatte Balıkesir Bandırma’ya ulaştıktan sonra Susurluk, Balıkesir, Edremit güzergahındaki otobüslere binerek Kaz Dağları’na varabilir. İstanbul’dan direkt otobüsle gelecekseniz de Edremit Akçay varışlı otobüs seferleri göz atabilir ve 6-6,5 saatte Akçay Otogarı’na ulaşabilirsiniz. Ardından tek yapmanız gereken Akçay’dan 10 dakikada ulaştıran Zeytinli minibüsüne binmek. Kaz Dağları’na gelmek için hava yolunu kullanacaklarsa Balıkesir Koca Seyit Havalimanı varışlı uçak seferlerini araştırmalı. Özellikle İstanbul ve Ankara’dan daha sık seferlerin düzenlendiği Balıkesir Koca Seyit Havalimanı, Kaz Dağları’ndan 45 km uzaklıkta konumlanıyor. Bu mesafeyi dilerseniz araç kiralayarak dilerseniz de Edremit otelleri arasından seçeceğiniz konaklama tesisinin transfer araçlarıyla katedebilirsiniz.

Bir Tatlı Huzur: Çanakkale

Şu başlığı sonuna kadar hak eden bir yer varsa o da Çanakkale’dir herhalde. Tıpkı bir mozaik gibi apayrı havası olan yerlerin bir araya gelmesiyle böyle bir bütünlüğün oluşma durumu başka bir şehirde var mıdır, zor… Kurtuluş Savaşı döneminde destanın yazıldığı Çanakkale, Eceabat, Gelibolu, Bozcaada, Gökçeada, Assos ve daha birçok yeriyle hakikaten her tatilcinin isteğine cevap veren türde eşsiz bir yer. Geçmişten bugüne tarihin en büyük olaylarına tanıklık etmiş bu şehirde kültür ve tarih gezisi yapabilir ya da adalar turuna çıkarak, mavinin bin bir tonunu hafızanıza kaydedebilirsiniz. İşte her yönüyle Çanakkale:

Gezilecek Yerler

Say say bitmez derler ya hani, hakikaten öyle… Bir tatilden ne istediğiniz ve Çanakkale’yi hangi zaman aralığında ziyaret edeceğiniz başta olmak üzere daha birçok etmenin rol oynadığı bir tatil planı yapmak ilk başta gözünüzü korkutabilir ama iyi araştırma yaparak bunun üstesinden kolaylıkla gelebilirsiniz. Hatta işe ufak ufak Çanakkale otelleri sayfasındaki tesisleri incelemekle başlayabilirsiniz.

Gelibolu: Yakın geçmişe kadar anlamı “güzel şehir” olan Gallipolu adını taşıyan sonrasında Gelibolu olarak değiştirilen bu güzel ilçe, Çanakkale’nin en çok ziyaretçi çeken yerlerinden biri olan Bayraklı Baba Türbesi ve yılların eskitemediği muhteşem Hamzakoy’a ev sahipliği yapıyor. Tarihi Liman olarak da bilinen meşhur Gelibolu Kalesi, Gelibolu Mevlevihanesi ve Gelibolu Azaplar Namazgahı’nı da görmeden ilçeden ayrılmamalısınız. Burada konaklamayı düşünenler, Gelibolu otelleri sayfasını inceledikten sonra dakikalar içerisinde rezervasyonunuzu oluşturabilirsiniz.

Bozcaada: Mavinin 50 tonu diye film çekilse kesinlikle set yeri Bozcaada olurdu! Öyle bir şey ki mekanlardan, denizine, sahilinden, teknelere, her bir detayıyla mavileri giyip takıştırmış bir yer burası. Bak bak doyamıyor insan. Sokaklarında kaybolmanın ayrı bir haz verdiği, adalıların işlettiği samimi mekanların verdiği aile sıcaklığı, her öğünde sofralara baş tacı edilen leziz şarabı, renkten renge giren taş evleri, Ayazma’sı, Polente’si, Eski Kahve’si, Çiçek Pastanesi ve meşhur kurabiyeleri, Mermer Burnu, rüzgar gülleri, Habbele’si ve dahası… Bizden naçizane bir tavsiye; turunuza Bozcaada Kalesi ile başlayın, ne de olsa feribotla adaya gelirken sizi ilk selamlayan o oluyor, iade-i ziyaret yapmak gerek.

Assos: Zamanında pek çok medeniyetin ev sahibesi olmuş Assos her ne kadar kulağa bir tatil beldesiymiş gibi gelse de esasında yüzyılların kepenk indirtemediği bir antik kent. Athena Tapınağı, Assos Antik Tiyatrosu ve Nekropolü, Behramkale Tapınağı ve daha birçok antik yapının gelenleri zamanda yolculuğa çıkarmaya kararlı olduğu Assos, ilginçtir; her şey ilk günkü gibi yerli yerinde bir düzene sahip. Burada konaklamak isterseniz Assos otelleri sayfasına göz gezdirebilirsiniz.

Bozcaada ve Assos’u nasıl birer paragrafta anlatabildiniz diyenler, sizi de unutmadık! İşte detaylar için 2 GÜNDE ASSOS VE BOZCAADA ÇIKARMASI yazımızı inceleyebilirsiniz.

Gökçeada: Türkiye’nin en büyük adası olma özelliğini taşıyan, Çanakkale’nin belki de en güzel ilçesi olan Gökçeada, “şöyle gidip kafa dinlemelik yer” tabirine o kadar uyuyor ki, hangi yaşta olursanız olsun, bu adanın cazibesi sizi de içine çekecek. Tam tamına 95 km’lik kıyı şeridi uzunluğuna sahip olan ada, Çanakkale’nin en bakir kalabilmiş doğal güzellikleriyle çevrili ilçelerinin başında geliyor. 1970 yılına kadar İmroz adıyla bilinen Gökçeada, yaz aylarında tekne turlarının da mutlaka rotalarına dahil ettiği, rüzgar sörfü ve kitesurfing gibi aktiviteler yapma imkanı sunan, yürüyüş, trekking, bisiklet gibi doğa aktiviteleriyle insana yaşam enerjisi veren bir yer.

Yeme İçme

Ege dedik, körfez dedik, deniz mahsullerinin en en en tazelerini bulacağınızdan şüpheniz mi vardı? Çanakkale mutfağı öyle kendine has ki emin olun, daha önce Ege’nin diğer hiçbir kentinde tatmadığınız ya da görmediğiniz lezzetlerle buluşacaksınız. Bunlardan biri olan ve patlıcan, göce, maydanoz, domates vb. malzemelerle hazırlanıp fırınlandıktan sonra üzerine Ege’nin mis kokulu zeytinyağı dökülerek servis edilen tumbi, kuşkusuz Çanakkale turunuzun unutulmazlarından olacak. Ispanak severlerin baş tacı olacağı çırpma, mantarın ana malzemesi olduğu melki, bol baharatlı, domates, un ve soğanla yapılan börülce köftesi, yöreye özgü usulle pişirilen ve servis edilen patlıcan kapama ise diğer deneyebileceğiniz Çanakkale lezzetlerinden. Elbette bu kadar yöresel lezzetin arasında birkaç tane dünya mutfaklarından seçmeler serpiştirmek isteyenler de Çanakkale otelleri arasındaki beş yıldızlı tesislerin restoran menülerine göz atabilir. Deniz mahsullerinde ise mevsimine göre midye dolma, lakerda, çiroz, marine hamsi, tuzlu sardalya, balık ezmesi ve yanında servis edilen leziz Ege mezeleri ilk tercihiniz olmalı.

Konaklama

Yediden yetmişe, her zevkten ve bütçeye sahip insanın gönlünce keyifli bir tatil yapabileceği Çanakkale, konaklama anlamında da ziyaretçilerini rahatlatıyor. Öyle ki hem butik otel, pansiyon, motel vb. mütevazı konaklama tesisleri hem de daha lüks sayılan, her şey dahil oteller bütçenizi fazla zorlamadan kusursuz hizmet alabileceğiniz imkanlar sunuyor. Çanakkale otelleri arasından seçim yapmak zor olabilir ama kalacağınız bölgeye göre arama yapmadan önce filtreleri kullanarak zaman kazanabilir ve otelinizi seçtikten sonra dakikalar içerisinde online rezervasyon işleminizi tamamlayabilirsiniz. Özellikle festivallerin yoğun olduğu dönemlerde Çanakkale merkez, Gökçeada, Assos ve Bozcaada başta olmak üzere buralardaki otellerin fiyatlarında bariz bir artış olacağından önceden rezervasyon yaptırmanız faydanıza olacaktır.

Yapılacak Aktiviteler

Yaz akşamları renkten renge bürünen, kış mevsiminin bile ayrı bir tatta geçtiği, baharda insana yaşama sevinci veren Çanakkale’ye hangi zamanda giderseniz gidin, mutlaka sizi keyiflendirecek aktivite ve etkinlikler bulmanız mümkün. Çanakkale tatil planı yapmadan önce kesinlikle etkinliklerin güncel programlarını ve festivalleri takip edin.

  • Denk getirebilirseniz değil; denk getirin! Eylül ayının ilk haftasında ziyaretçileriyle buluşan Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali için şimdiden yerinizi ayırtın.
  • Çanakkale Destanı ve zorlu mücadelelerle kazanılan zaferleri iliklerinize kadar hissetmek için Gelibolu Yarımadası’nda görmedik yer bırakmayın.
  • Geyikli’den feribotla kolaylıkla ulaşabileceğiniz Bozcaada’nın enfes şaraplarını göz kamaştıran gün batımı manzarası karşısına yudumlayın, yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz!
  • Ünü Bozcaada sınırlarını aşmış meşhur Ayazma Plajı’nda doya doya güneşlenin, çok sıcaklayınca yüzersiniz nasıl olsa…
  • Şu kartpostallara da arka plan olmuş meşhur rüzgar gülleri var ya, hani adını hep Alaçatı ile birlikte duyduğumuz. Bizden duymuş olmayın ama en güzelleri Bozcaada’da!
  • Bozcaada kadar popüler olmasa da bir asaleti var, kimse yadsıyamaz. Evet, Gökçeada’dan bahsediyoruz, orayı arşınlamadan Çanakkale’yi gezdim demeyin.
  • Çanakkale Boğazı’nın tam ucunda bulunan Morto Koyu – Hisarlık Tepe üzerinde yer alan Çanakkale Şehitlik Anıtı’nda vakit geçirin.
  • Filmlere konu olmuş, sahne olmuş, adını efsanelere yazdırmış Truva Atı’nın önünde fotoğraf çekilin. Evet, klişe ama olmazsa olmaz!
  • Çanakkale Kordon’un hem gündüzünü hem gecesini seyredin, mekan keşfi yapın, sahil boyunca yürüyün ya da bisiklet kiralayıp boydan boya gezin.
  • Kordon’un sonundaki Deniz Müzesi’nin hemen yanında yer alan Donanma Çay Bahçesi’nde “Mavinin de böylesi!” dedirten Boğaz’ına karşı çayınızı için.
  • Antik Çağ’da Melas Kolpos gibi afili bir adı olan Saroz Körfezi’nde 1 gün geçirin.
  • Şşşşt! Sessizlik… Biga Çayı ve Şahmelek Koyu’na gidin, zaten geri dönmek istemeyeceksiniz.

Ulaşım

Türkiye’nin birçok şehrinden uçak seferlerinin düzenlendiği Çanakkale Havalimanı, şehir merkezinden sadece 5 km uzaklıkta konumlanıyor. Çanakkale otelleri arasından seçeceğiniz tesis Çanakkale merkezde yer alıyorsa şayet, otelinizin transfer hizmetlerinden faydalanarak bu mesafeyi kolaylıkla katedebilirsiniz. Bunun yanı sıra havalimanından otobüs veya taksilerle de merkeze ulaşmanız mümkün. İstanbul’dan Çanakkale’ye ulaşımda ise deniz yolu, hava yolu veya kara yolu tercih edilebilir. Gelibolu ve Eceabat feribotu bu anlamda size zaman kazandırabilir. İzmir’den geleceklerinse en az 5-6 saatlik bir kara yolculuğunu gözden çıkarmaları gerekiyor. Ankara-Çanakkale arasındaki ulaşımsa ortalama 9 saat sürüyor.