Aktiviteler Destinasyon Gezi Rehberi Macera Öneriler Türkiye

Türkiye’nin En Yüksek Dağları

Türkiye’nin keşfedilmeyi bekleyen, güzelliği ile dillere destan olan, manzarasıyla adeta sizi alıp çok uzaklara götürecek doğa harikaları bu yazımızda! Doğa aşıkları ve macera tutkunları için Türkiye’nin en yüksek dağlarını sizler için derledik. Sizler tarafından görülmeyi bekleyen o kadar fazla güzelliklere sahibiz ki baktıkça daha çok orada olmayı isteyeceksiniz diyebiliriz. Kendinizi nehir kenarında, akarsu yanında, yeşil ormanlarda ve göl manzaralarında kaybolurken bulacaksınız. Kim bilir içinizde belki de bir dağcılık tutkusu yatıyor ve siz farkında değilsiniz…İlk tırmanışları kimlerin yaptığını öğrenmek, dağların yüksekliği ile ilgili bilgi almak için yazımızı keyifle okuyabilirsiniz.

1) Ağrı Dağı / 5137 Metre

5137 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, Büyük Ağrı ile Küçük Ağrı olmak üzere iki farklı dağdan oluşmaktadır. Yüksekliği ile öne çıkan Ağrı Dağı, bu kadar heybetli oluşunun yanı sıra Nuh’un gemisinin bu dağ üzerinde oluşuna dair efsanelerle ünü sınırlarını aşmaktadır. Yılın 12 ayı boyunca karların erimediği dağın zirvesi buzul ile kaplıdır. Yaz, kış demeden zirvesinde erimeyen buzlarıyla, dağcılık, kamp ve doğa yürüyüşleri açısından oldukça ziyaretçisi vardır. Bir diğer ismi Ararat olan görkemli bu dağ, öyle büyüktür ki havanın açık olduğu dönemlerde Azerbaycan, İran ve Ermenistan topraklarından bile çıplak gözle görülebiliyor. Tırmanışlar için en uygun mevsim yaz aylarıdır. Bilgilere göre bu görkemli dağa ilk tırmanışı yapan kişi Frederik Von Parat adlı bir dağcıdır.

2) Cilo Dağı / 4135 Metre

4135 metre yüksekliği ile Ağrı Dağı’ndan sonra Türkiye’nin en yüksek dağı olarak bilinen Cilo Dağı, Hakkari il sınırları içerisinde yer almaktadır. Yılın 12 ayı boyunca erimeyen karlarla kaplı olan Cilo Dağı, Güneydoğu Toros Dağları’nın en doğuda kalan parçası olarak biliniyor. Cilo Dağı’nın en yüksek zirveleri ise, 4135 metre ile Uludoruk, 4060 metre ile Suppa Durek, 3700 metre ile Köşedireği Dağı, 3500 metre ile Kısara Dağı, 3850 metre ile Maunseli Sivrisi ve 3650 metre ile Gelyona Tepesidir. Uludoruk zirvesine ilk tırmanış 1931 yılında Ludwig Sperlich ve arkadaşı Ludwig Krenek tarafından yapılmıştır. Dört mevsim boyunca erimeyen kar ve buz örtüsü ile görenleri güzelliği ile büyülemektedir.

3) Süphan Dağı / 4058 Metre

4058 metrelik yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek 3.dağı olan Süphan Dağının heybetiyle eşine benzerine zor rastlanır. Bitlis ili içerisinde yer alan Süphan Dağı, Patnos, Adilcevaz, Malazgirt ve Ahlat sınırlarında kendini göstermektedir. Sönmüş volkanik bir dağ olan Süphan Dağı, adeta keşfedilmeyi bekleyen gizli bir güzelliğe sahiptir. Dağın zirvesinde bulunan krater göl maviliği ile okyanus sularından daha büyüleyicidir. Süphan Dağı, tırmanış için tercih edilen dağ sporcularına Van Gölü’ne ait binlerce güzelliği sunmaktadır. Yaz aylarında çıkılması gereken Süphan Dağına tek başına çıkılmaması gerekir. Güneşin doğuşu ve batışının tarif edilemez güzelliğini seyretmek için zirvede mutlaka bir gece konaklamanız gerekir.

4) Kaçkar Dağı / 3932 Metre

3932 metre yüksekliğe sahip olan Kaçkar Dağı Rize ile Hopa arasında yer almaktadır. Kartpostalları andıran güzelliği ile sizlere bakmaktan kendinizi alıkoyamayacağınız bir görüntü sunar. Yeşilin binbir tonuna ev sahipliği yapan Kaçkar Dağı, tam anlamıyla bir doğa harikası diyebiliriz. 3932 metrelik yüksekliğe sahip dağın en yüksek tepesi Altıparmak 3480 metre iken, Kavran 3932 metre ve Verçenik Tepesi ise 3710 metrelik bir rakıma sahiptir. Kaçkar Dağları’nın derin yarıklarından akan Kızılırmak Nehri, Karadeniz’e dökülmektedir. Doğanın kendi güzelliğini yansıttığı Kaçkar Dağları, 1994 yılında milli park ilan edilmiştir. Yıl boyunca gözlenebilen keskin buzulları, masmavi gölleri, yeşilin her tonuna sahip ormanları ve coşkulu dereleri ile sizler tarafından yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir heybete sahiptir.

5) Erciyes Dağı / 3916 Metre

3916 metrelik yüksekliğe sahip olan Erciyes Dağı, Kayseri ilinin gözbebeğidir. İç Anadolu Bölgesi’nin birinci, Türkiye’nin 5.büyük dağı unvanına sahiptir. Eski bir volkanik dağ olmasının yanında, 30 milyon yıl önceki patlamaları sayesinde Kapadokya’nın oluşmasını sağlamıştır. Yılın her döneminde karlarla örtülü olan bu dağın dumanlı görüntüsü özellikle Kapadokya’ya gidenlerin aklını başından alıyor. Erimeyen kar nedeniyle, Hititler Beyaz Dağ anlamına gelen bir isim takmışlardır. Doğa aşıkları ve mecera tutkunlarının her mevsim akın ettiği Erciyes Dağı ünlü gezgin ve coğrafyacı Strabon o dönemlerde yazdığı satırlarda bu durumu ‘açık ve güneşki bir günde dağın tepesinden Akdeniz ve Karadeniz görünüyor’ diye anlatmıştır. Dilden dile dolaşan Sarı Göl efsanesindeki bu göllerden birinde bahsedilmiş. Romalıların altın yüklü kervanının donmuş göl üzerinden geçmesiyle altın gölü olduğu rivayet edilen göl, kapsamlı bir şekilde aranamamış olsa da namı almış yürümüştür.

6) Küçükağrı Dağı / 3896 Metre

3896 metrelik yüksekliğe sahip olan dağ, Ağrı dağının  Güneydoğusunda yer alan stratovolkanik bir dağdır. Türkiye’nin çatısı olarak bilinen Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Ağrı Dağı Büyük Ağrı ile Küçük Ağrı adında iki adet doruğa sahiptir. Küçük Ağrı ile Ağrı Dağının bir kısmı 2004 yılında ilan edilen Milli parkın içinde yer alır. Küçük Ağrı çoğunlukla Ağrı dağının ikincil tepesi olarak kabul edilir. Serbulak Yayalsı’na da ev sahipliği yapan Küçük Ağrı andezit türündeki lavlardan oluştuğu için volkanik olma özelliğini elinde bulunduruyor. Zirvesinin buzullar ile kaplı olduğu Ağrı Dağı’nın doğu yönüne bakan kısmına 3896 metrelik bir rakıma sahip olan Küçük Ağrı Dağı yer alıyor. Yılın tamamında karlar ile kaplı olan Küçük Ağrı dağı doğaseverleri güzelliği ile büyüleyen bir görsel şölen sunuyor.

7) Kızılkaya Dağı / 3767 Metre

3767 metrelik yüksekliğe sahip olan Kızılkaya Dağı, konum olarak Niğde, Kayseri ile Adana il sınırları arasında yer almaktadır. Toros Dağları’nın en yüksek zirvesidir. Bugüne kadar Toros Dağlarının en yüksek zirvesi Demirkazık zirvesiydi ancak hassas ölçümler yapıldığında Kızılkaya’nın Demirkazık zirvesinden 11 m daha yüksek çıkmıştır. 3767 metre ile Aladağlar Milli Parkı’nın zirve noktasıdır. Kızılkaya Dağı’na ulaşabilmek için Adana ve Niğde olmak üzere çok sayıda seçenek bulunuyor. Adana sınırları içerisinde kalan Aladağ ilçesine giderek ulaşılabiliyor. En iyi tırmanış zamanı olarak; Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları gösterilen dağ, karların en çok yakıştığı dağlardan biridir.

8) Demirkazık Dağı / 3756 Metre

3756 metre yüksekliğindeki Demirkazık Dağı, Niğde’de Aladağlar bölgesinde konumlanmaktadır. Aladağların en yüksek dağı olarak bilinmesine karşın yapılan araştırma ile en yüksek dağın Kızılkaya olduğu tespit edilmiştir. 1927 yılı yaz aylarında Dr. Georg Künne, Dr Willhelm Martin ve eşi Marianne’den oluşan ekip Demirkazık, Kald, Kızılkaya, Alaca ve Enzevit zirvilerinin ilk çıkışlarını gerçekleştirmiştir. Demirkazık zirvesi çıkışı sırasında ekibe Demirkazık köyünden Veli Çavuş adı ile bilinen bir genç köylü rehberlik yapmıştır. Veli Çavuş’un ekiple birlikte Demirkazık zirvesine çıktığı bilinmektedir. Bu anlamda Demirkazık zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışı 1927 yılında Veli Çavuş’a aittir.

9) Artos Dağı / 3550 Metre

3550 metre yüksekliğe sahip Artos Dağı, Van ilimizdeki Gevaş sınırlarında konumlanmaktadır. Yüce bir dağ olan Artos Dağı, Güneydoğu Torosların devamıdır. Görünümünden dolayı Çadır Dağı olarak da bilinir. Fazla avlanmadan dolayı doğal hayvan varlığını büyük ölçüde kaybetmiştir, ancak ayı, tavşan, keklik ve kurt gibi hayvanlar halen yaşamaktadır. Dağda kurşun cevheri bulunur ve aynı zamanda hızlı esen rüzgardan dolayı rüzgar türbinleri kurmak için müsait bir alandır. 200 adet kelebek türünün burada görülmesi nedeniyle her yıl binlerce doğasever ile botanikçi Artos Dağı’na ziyarette bulunuyor. Sahip olduğu doğal güzelliklere ilaveten Artos Dağı dağ sporları ve kayağa da elverişli bir yer olarak biliniyor.

10) Mercan Dağları / 3752 Metre

Munzur Dağları ya da Mercan sıradağları, Doğu Anadolu Bölgesi içerinde yer almaktadır. Mercan Dağları’nın 3.300 metre civarında bir rakıma sahip olduğu bilinmektedir. Tunceli ve Erzincan illeri arasındaki alanı kaplayan bu dağın 5 milyon yıldır varlık gösterdiği edinilen duyumlar arasında. Torosların uzantası olup kalkerli, dişli kütledir. Üzerinde buzul gölleri, meşe ormanları, yabani türde çeşitli hayvanlar, sayısız bitki ve çiçek türleri, akarsular, dereler, yaylalar, alabalık gölleri bulunmaktadır. En yüksek yeri 3463 metre ile Akbaba Tepesi’dir. Kendisinin geçmişteki adıyla aynı ismi taşıyan Munzur Nehri de buradan akıyor. Çeşitli şelaleler ile birleşerek akan Munzur Nehri mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.